Meme Büyütme

Meme Büyütme

Memeler kadının dış görünümünde çok önemli rol oynayan ve cinselliği ileri derecede etkileyen, kadına ait önemli, özel organlardır. Küçük meme kadının kendine olan güvenini, sosyal ve ikili ilişkilerini, giyim şeklini olumsuz etkiler. Meme yapısal olarak çeşitli nedenlerle küçük olabilir. Biri diğerinden daha küçük ve asimetrik olabilir. Ya da emzirme ve kilo verme sonrası içinde boşalma ve sarkma görülebilir. Günümüzde meme hacmini arttırmak için en sık uygulanan yöntem meme protezi uygulamalarıdır.

Memeler 9-14 yaşlarında ergenlik döneminde büyürler ve 19-20 li yaşlara kadar da gelişime devam ederler. Bazı kadınlarda ailesel olarak küçük meme yapısı vardır. Bazı kadınlar ise çok zayıf olduklarından memeleri de buna bağlı küçüktür, kilo almak istemeyen ama meme dolgunluğu isteyen bu hastalarda da çözüm yine protez uygulamalarıdır. Memeler gelişim esnasında birebirinden farklı boyutta olduğunda da, farklı boyutta protez uygulamaları ile eşit boyuta yaklaşılabilir. İçi boşalan memelerde de kaybedilen hacim protezle desteklenir. Sarkan memelerde hacim protezle desteklenirken memeye ek olarak dikleştirme işlemi de yapılabilir. Bu işleme ogmentasyon mastopeksi (memeyi dikleştirirken büyütme) denilmektedir. Geçirilmiş meme kanseri ameliyatları sonrası, kaybedilen meme yerine de protezle onarım yapılabilmektedir. Kısacası meme protezi ile büyütme ameliyatlarında memenin boyutunun artırılmasının yanında şeklini de düzeltmekteyiz.

Günümüzde birtakım ilaçlarla ameliyatsız meme büyütmeden bahsedilmektedir. İlaç ile meme büyütme gibi tehlikeli olabilecek yöntemlerden uzak durmak gerekir. Meme büyütebilecek bir ilacın her ne kadar doğal olduğu iddia edilse de mutlaka hormon içermektedir. Bu hormonlu ilaçlar sadece vücuttaki hormon dengesini bozmakla kalmaz, kanser riskini de arttırır.

Yağ enjeksiyonu ile meme büyütme ise çok konuşulan, ancak uygulanma alanı sınırlı olan bir yöntemdir. Memeye yağ enjeksiyonu küçük miktarda ve kontur düzeltme amaçlı yapılabilir. Meme büyütme amaçlı olan yağ enjeksiyonları ile istenilen büyüklük ve şekle ulaşmak tek seansta çoğu zaman mümkün değildir ve tekrarlayan operasyonlara ihtiyaç duyulabilir. Yeterli yağ dokusu olmayan hastalarda uygulama daha da kısıtlanmaktadır. Yine de ısrarla kendi dokusuyla meme büyütme isteyen ve çoklu seansları kabul eden hastalarda uygulanabilir bir işlemdir. Bu tedavi yöntemine uygun olup olmadığınıza, beklentiniz ve oluşacak sonuca, kaç seansa ihtiyaç duyabileceğinize ve vücudunuzdaki yağ miktarının bu işlemi karşılayıp karşılamayacağına doktorunuzla yüz yüze yapacağınız görüşme ve muayene sonrası karar verilecektir.

Dolgu materyalleri ile meme büyütme de yapılmaktadır fakat meme içine doğal olmayan ürünlerin enjeksiyonunu tercih etmemekteyiz ve hastalarımıza önermemekteyiz. Hyaluronik asit türevleri ile dolgu uygulamaları yapılabilir fakat zamanla eridiğinden tekrarlanması gereken bir işlemdir.

Meme proteziyle ilgili konular düşünüldüğünde ayrıntıları 4 ana başlık halinde özetleyebiliriz;

Ne büyüklükte bir meme istediğinizi iyi belirlemek gerekir. Belki pek çok ayrıntı ameliyatı gerçekleştirecek plastik cerrahı ilgilendirir, fakat ne büyüklükte bir meme istendiğine hastanın kendisi karar vermelidir. Protezin büyüklüğünü belirlemek için göğüs kafesinin, memenin, vücut hatlarının oranları ve büyüklüğü önemlidir. Küçük bir göğüs kafesine büyük bir protez yakışmayacağı gibi büyük bir göğüs kafesinde de küçük protez hoş durmayabilir.

Meme protez ameliyatı olmak isteyen hastalarda öncelikle konulacak protez büyüklüğü tespit edilmeye çalışılır. Öncelikle hastanın meme boyutu, yapısı, cilt elastikiyeti, göğüs kafesi çapına göre High-Five ölçü sistemi kullanılarak olası boyut belirlenir. Proteze benzeyen çeşitli büyüklükteki ölçü kalıplardan bu değerde ve bu değere yakın olan boyuttaki deneme protezleri süngersiz sütyenin içine konularak göğüs kafesini saran bir body giydirilir. Böylece kıyafetin üzerinden memenin hangi büyüklükte durduğuna ve vücut oranına bakılır. Bu şekilde yapılan bir planlamada, hasta memenin büyüklüğü hakkında sonradan olumsuz sürprizlerle karşılaşmaz.

Kullanılacak protezin yapı ve şekil bakımından birçok çeşidi vardır.

Dış yüzey yapısına göre; düz veya pürtüklüdür. Protezin çıktığı ilk yıllarda düz yüzeyliler üretildi, son 10 yılda pürtüklü yüzeye sahip protezler daha çok kullanılmaya başlandı. Bu protezlerin amacı kapsül oluşma ihtimalini azaltmaktır.

Protezin içeriğinde, sıvı silikon, katı silikon ya da serum fizyolojik dolu olabilir. Memenin doğal yumuşaklığına uyan sıvı silikon olanıdır. En yaygın kullanılan, pürtüklü dış yüzeye sahip sıvı silikonlardır. Katı silikon içeren protezler herhangi bir kaza anında zedelense bile çevreye bulaşmayan özelliklere sahiptir. Fakat bu özellik temas edildiğinde sert olarak hissedilmesine yol açar. Serum fizyolojik (tuzlu su) ile dolu olan protezler ise meme dokusuna nazaran daha seyreltik ve gevşek özelliktedir. Tuzlu su ile dolu protez tercih edilecekse protezin meme kası arkasına yerleştirilmesi uygun olur. Bazı çalışmalarda tuzlu sulu protezlerin hacimlerinin %10‘luk bir bölümünü ameliyattan sonraki 6 ay içinde kaybettikleri tespit edilmiştir.

Protezin şekli yuvarlak ya da damla (anatomik) olabilir. En çok kullanılan protez şekli yuvarlak olanlardır. Özellikle kas altına konulduğunda meme çok iyi bir şekil alır. Anatomik denen protezler su damlasına benzer, meme altına konulduğunda kendi şeklini daha iyi belli eder. Kas altına konulursa baskıdan dolayı ezilir ve anatomik şekillerini kaybederler. Asimetrik protezler son yıllarda gündeme geldi. Bu tür protezler daha çok hiç memesi olmayan veya kanser nedeniyle memesi alınan hastalarda tercih edilir.

Protez meme altından, areoladan ve koltuk altından konulabilmektedir. Meme protezinin hangi yolla konulacağına hastanın ve doktorun birlikte karar vermeleri en doğrusudur. Hastanın beklentisi ve izi nerde daha iyi tolere edeceği önemlidir ama buna ek olarak yine memenin yapısı, areola çapı yapılacak operasyonu etkiler. Bu sebeple muayene sonrası sizlerle yapacağımız karşılıklı konuşma neticesinde nihai kararı beraberce veririz.

Protezin nereye yerleştirileceği konusunda üç seçenek vardır; meme dokusunun altı, kas fasyasının altı veya memenin arkasında yer alan pektoral kasın arkası. Derinin ince olduğu ve meme dokusunun yetersiz olduğu durumlarda kas arkası protezin örtülmesi için iyi bir seçenektir. Çoğu zaman göğsün neredeyse yok denecek kadar küçük olması avantaj kabul edilir. Bu tür durumlarda kas arkasına konulacak iyi bir protez seçimi ile ideal meme formu elde edilir. Kas arkasına konulan protezlerde zamanla yer çekimine bağlı meme sarkması söz konusu olmaz. Meme altına konulan protezler zamanla yer çekimi nedeniyle tıpkı iri memeler gibi sarkabilir. Bu nedenle meme altına konulacak protezlerin çok büyük seçilmemesi tavsiye edilir.

Meme altına protez konulduğunda ameliyattan hemen sonra iyi bir görüntü elde edilir. Kas arkasına konulan protezlerde iyi görüntü kasın gevşemesinden sonra görülür, bu da zaman olarak birkaç ay ile 1 yıl arasındadır.

Protez ameliyatını ne zaman yaptırabilirim, anne olursam bu beni nasıl etkiler? Meme gelişimini tamamlamış, ergenlik dönemi geçmiş olan erişkin hastalara bu operasyon güvenle yapılabilir. Emziren annelerin ise emzirmeyi durdurduktan 6 ay sonrasında opere olmalarında sakınca yoktur. Büyütme ameliyatının emzirmeye olumsuz bir katkısı yoktur. Çünkü meme dokusu içine değil altına hatta kas altına konularak meme altından, meme dokusunu itip yükselterek etki eder. Bu sebeple süt bezleriyle ilişkisi yoktur ve emzirmeye olumsuz bir etkisi olmaz.

Protezler insan vücuduna en uyumlu ve alerji riski düşük bir materyal olan silikondan yapılmaktadır. Silikon günlük hayatımızda kullandığımız birçok üründe vardır ve meme büyütmede kullanılan protez de hayatımızı ancak o kadar etkilemektedir. Tabi ki akılda tutulması önemli olan ve mutlaka doktorunuza sormanız gereken soru, size uygulanacak olan protezin hangi marka olduğudur. Doktorunuzun, FDA onaylı, güvenilirliği kanıtlanmış olan markalardan birini kullanıyor olduğundan emin olunuz.

Meme büyütme ameliyatları sonrası 2 hafta süreyle egzersiz aktiviteleri durdurulur. Özellikle kas altı uygulama yapılan hastaların 6-8 hafta üst vücut hareketlerini durdurmaları gereklidir. Alt beden egzersizlerine ve yürüyüşe 2. haftadan sonra başlanabilir.

phoneUzmana Soru Sorun
Ad / Soyad
E-Mail
Tel
Mesaj